Facebook
Anasayfa WtC Bülten Filtresiz Kasım / Hassasiyet
30.11.2021

Filtresiz Kasım / Hassasiyet

#filtresizkasım iletişimimiz süresince Leke” konusuyla başladığımız, Akne” ve Kırışıklık” konularıyla devam ettiğimiz paylaşımlarımıza, Hassasiyet” le noktayı koyuyoruz. Mükemmel cildin olmadığı; hedefin sağlıklı bir cilt yolculuğu olması gerektiğini aktarmaya çalıştığımız bu yazı dizimizde cilde, cildin çalışma prensiplerine ve kişiselliğine yaptığımız vurgular, umarız yerlerine ulaşmıştır.

İnsanlara cilt tiplerini sorduğumuzda, aldığımız en popüler cevaplardan birisi de “Hassas Cilt” cevabı. Peki, birçoğumuzun kendimizden emin bir şekilde cevapladığı bu soruya ne kadar doğru cevap veriyoruz? Gelin cilt katmanlarının biraz derinliklerine inerek hassasiyet konusunu irdeleyelim.

Hassas ciltlerin , normal ciltlere göre daha kırılgan ve tepkisel bir hal almasının 3 ana başlıkta toplayabiliriz.

#1 Stres

“Fiziksel” ve “Psikolojik” olarak 2’ye ayrılan stres, cildin hassaslaşmasında ve toleransını kaybetmesinde  rol oynar.

UV ışınları, sigara kullanımı, kötü beslenme, hava kirliliği gibi fiziksel faktörlerin serbest radikaller üzerinde oynadığı artırıcı rolle hücre stresi ve hasarı artar. Bu durum, cildin Kollajen ve Hyaluronik Asit (HA) sentezinde bir azalmaya yol açar ve cilt nemini kaybederken cilt katmanlarında  incelmeler meydana gelir. İncelen katmanlar sebebiyle cilt koruyucu bariyerinin etkinliği azalırken tahriş edicilerin cilt içerisine girmesi kolaylaşır. Bu sürecin sonucunda, cildin reaktivitesini artıran bir dizi inflamatuar reaksiyon tetiklenir.

Sürecin psikolojik tarafındaysa, deri ve sinir sistemi ortak bir embriyonik kökene sahip olmasından dolayı stres, cildin yaşamsal fonksiyonları üzerinde yıkıcı etkiye sahiptir. Sempatik sinir lifleri ve duyu sinirleri, ileti kimyasalları salgılayarak cildi daha duyarlı hale getirilerken “Kortizol" gibi stres hormonları da cilt hücreleriyle etkileşime girerek kollajen miktarını azaltır, melatonin oluşumunu engeller ve cildin rejeneratif potansiyelini önemli ölçüde azaltır.

#2 Cilt Bariyeri İşlev Bozukluğu

Epidermis ve dermis katmanlarındaki işlev bozukluğu, tahriş edici maddelere karşı cildin toleransını azaltarak cildi enflamatuvar bakterilerden koruyan, doğal savunma bariyerimiz olan cilt floramızın bozulmasına sebebiyet verir.

Cildin eşsizliğine uygun olmayan ya da cildin ihtiyaçları bakımından yetersiz kalan uygulamalar, cildin gerektiği kadar ve doğru şekilde temizlenememesi sebebiyle kirleticilerin ve kullanılan makyaj ürünlerin cilt gözeneklerinde birikmesi, yaş almaya bağlı değişiklikler de cildin bariyer fonksiyonlarında bozulmalar meydana getirir.

#3 Cildin Hassasiyet Eşiği

Cilt hassasiyet eşiğinin düşerek, normal şartlarda cildin reaksiyon göstermeyeceği uyaranlara dahi cildin aşırı tepki vermeye başlaması durumudur. Bu durum, reseptörlerin herhangi bir madde ya da grup bileşene karşı hassasiyetlerinin artmasından da kaynaklanabilir. Bu tepki, genellikle çocukluk dönemlerinde ortaya çıkar ve normal konsantrasyon değerlerinde yaygın olarak kullanılan etkin maddeler, cilt üzerinde aktif enflamasyona varacak reaksiyonlar yaratabilir.

#4  Hassas Sinir Uçları

Sinir uçlarının uyarılması; cildin nem kaybetmesine, pigmente olmasına, iritasyon yaşamasına ve incelmesine sebep olan enflamatuvar maddelerin üretimine neden olur. Koruyucu bariyerin incelmesiyle cilt yüzeyine yaklaşan sinir uçlaları; çevresel kirlilik, alerjenler, soğuk/sıcak hava, güneş, sabun, aşındırıcı kimyasallar, kötü beslenme ve hayat tarzı, yaş, genetik faktörler ve hormonal hareketlilik gibi faktörler tarafından eskisine göre daha fazla uyarılır.

Hassas Cildinize Hassasiyetle Yaklaşın

Hassasiyet sorunu bu kadar katmanlıyken, çözümün de haliyle çok katmanlı olması gerekiyor. Hassas ciltler için bakım ürünleri, antiradikal aktiviteye sahip olmalı ve anti-inflamatuar etki sağlarken sebum üretimi ve kalite kompozisyonu üzerinde kontrol sağlamalıdır. Cilt florasını korumalı ve yatıştırıcı etkiye sahip içeriklerle sinir uçlarının uyarılmasını azaltmalıdır. Hassas ciltlerin sadece üst katmanı olan epidermis değil; ama dermisin de nemlendirilerek cildin kaşıntı, kızarıklık, yanma gibi belirtileri azaltılmalıdır.

Günün sonunda, bir doktor görüşü alınmadan, cildin kişisel gözlemlere dayalı bir şekilde kategorize edilmesi ve cilde bu doğrultuda bir rutin uygulanması, çoğu zaman aradığımızı bulamamamıza hatta cildimizin çeşitli tepkiler vermesine sebep olabilir. Bu sebeple, cildimizin tam olarak ne durumda olduğu ya da neye ihtiyacı olduğunun en doğru şekilde tanımlanabilmesi için yapılması gereken yegane şey, işinin ehli bir doktorun fikrini almak.

Hassas bir cilde sahipseniz; hava olaylarının ve kirliliğinin, gıdanızın, kullandığınız ürünlerin ve stresin  cildiniz üzerinde oynayacağı etkileri hesaba katarak hareket etmek gerekir.  Cildinizin kimi zaman fiziksel tepkiler vermeyebilceğini için doktorunuza görünmeden önce yaptığınız aktiviteleri ve bu aktivitelerden sonra cildinizde yaşadığınız şikayetleri bir günlük tutarak kaleme almanız, doktorunuzun işini kolaylaştırırken her teferruatı yakalamasını sağlayacaktır.

WTC konsültasyon Paketi, cildinizin gerçekte neye ne kadar ihtiyacı olduğunu öğrenmeniz ve sağlıklı bir cilt yolculuğuna çıkmanız için şimdi daha da ulaşılır bir halde. Göz atmadan geçmeyin.

Kendinize ve cildinize sahip çıkın.

WTC Ekibi.

İlgili Bültenler
Nedir Bu Mikrobiyom?

23.02.2022

Sevgili Begüm Güzel Güngör'ün, IG adıyla mind.on.beauty'nin Güzellik Yayında için hazırladığı kaynak değerinde bir çalışmayla karşınızdayız. Begüm, iki bölüm şeklinde ele aldığı konunun bu ilk nüshasında mikrobiyomu işliyor. Önümüzdeki hafta yayınlanacak ikinci bölümdeyse, akne tedavisinde devrim niteliğinde bir dönüşüm yaratan YUN'un yaratıcılarıyla yaptığı samimi sohbet bu sayfada yer alacak. Eğer siz de "Sahi, neydi bu mikrobiyota, mikroflora, pro/pre/post biyotik?" Diyorsanız, Kulube Hoş Geldiniz!

mikrobiyom, mikroflora

Güneşin cildimize etkileri

10.05.2022

Başta D vitamini senteziyle kalsiyum dengesini sağlayarak kemik gelişimi ve sağlığı ile ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olan güneşin, ne yazık ki insan cildi üzerinde olumsuz etkileri daha çok. Kısa vadeli etkileri ciltte eritem (kızarma ve acı hissi), tahriş ve nihayetinde bronzlaşmayla hücre ve doku hasarına yol açarken, geri döndürülemez ve kötü huylu olan uzun vadeli etkileri de var. Güneşe maruz kalmak günümüzde erken kırışma ve birçok cilt kanseri türünün muhtemel sebebi olarak görülüyor. 

güneş, UV ışınları, UVB, UVA, güneş kremi, cilt kanseri, güneşten korunma, erken yaşlanma, bronzlaşma

Peptit Dosyası

7.03.2022

Ne Yaparlar, Sağlıklı Bir Cilt için Neden Önemlidirler?
Bu yazıyı ortaya çıkartırken Sevgili Begüm’ün -mind.on.beauty- Güzellik Yayında için kaleme aldığı “Cilt Bakımında Peptitler” başlıklı yazısından bolca faydalandık. Kendisine ve Güzellik Yayında'ya bu değerli bilgileri takipçilerimizle paylaşmamıza vesile oldukları için çok teşekkürler

Peptitler, Volume Tox