Aynaya baktığınızda bazen cildinizi yorgun, mat veya pütürlü hissediyorsanız sorun her zaman kullandığınız serum veya kremde olmayabilir. Çünkü zaman zaman cildimizin üzerinde ölü deriler birikir ve atılmayı beklerler. Atılmayı bekleyen bu ölü derilerden dolayı bu problem oluşabilir.
Bu gibi durumlarda ne yapabiliriz; karmaşık terimlere boğulmadan ama bilimin ışığında, tüm detaylarıyla inceleyelim.
Cildimiz aslında yaşayan, dinamik bir organizmadır. Tıpkı mevsimler gibi o da sürekli bir döngü içerisindedir.
Sağlıklı bir ciltte hücreler en alt tabakada doğar, yüzeye doğru çıkar ve ömrünü tamamlayınca dökülür. Biz buna hücre dökülümü veya hücre döngüsü diyoruz.
Genç ciltlerde düzenli bir şekilde işleyen bu süreç, yaş aldıkça, stresle veya güneş hasarıyla yavaşlayabilmektedir.
Ölü hücreler atılmadığı takdirde; cildin yüzeyinde birikir, gözeneklerini tıkar, cilt lekeleri daha koyu görünür ve cildin o doğal ışıltısını kaybeder. İşte peeling, tam da burada devreye girerek cilde yenilenme imkanı sunmaktadır.

En basit tabiriyle peeling, cildin en üst katmanındaki ölü hücreleri, yağı ve kiri kontrollü bir şekilde uzaklaştırma işlemidir. Bu işlem sadece yüzeydeki kiri temizlemekle kalmaz; cildine kontrollü bir sinyal göndererek alttan taze, canlı ve sağlıklı hücrelerin gelmesini tetikler.
Peeling yapmak sadece pürüzsüzlük sağlamaz; aynı zamanda birkaç farklı desteği de vardır.
Kısaca peeling yapılmadığı takdirde, uyguladığımız kremlerin deri tabakamıza işlenmeme ihtimali oluşabilmektedir.
Peeling sadece tanecikli kremlerden ibaret değildir. Teknoloji ve dermatolojinin ilerlemesiyle beraber artık farklı mekanizmalarla çalışan üç ana peeling grubu vardır: Fiziksel, Kimyasal ve Enzimatik.
İçinde şeker, tuz, kahve telvesi gibi tanecikler olan scrub'lar, fırçalar veya ipek keseler bu gruba girer. Cilt yüzeyindeki ölü deriyi sürtünme yoluyla atar.
Kimyasal peeling içeriklerin birçoğu meyvelerde, sütte, bazı ağaç türlerinde bulunur. Kimyasal peelingler, ölü hücreleri bir arada tutan yapıştırıcıyı çözerek cildin kendiliğinden soyulmasını sağlar.
Evde peeling uygulamalarında en sık karşımıza çıkacak 3 asit türü şunlardır:
AHA: Suda çözünen asitlerdir. Cildin yüzeyinde çalışırlar.
BHA: Yağda çözünen asitlerdir. Bu çok önemli bir farktır çünkü bu sayede gözeneklerin içine kadar girip orada biriken yağı çözebilirler.
Ürün Önerimiz: Miracle Krem'i uygulamadan önce cildinizi temizleyin ve kurulayın. Tonik ve serum aşamalarını uygulayın. Sonrasında yeterli miktarda kremi yüzünüze uygulayın ve cildinizin emmesini bekleyin.
PHA: Suda çözünen asitlerdir ancak AHA’lara göre daha büyük molekül yapısına sahiptirler. Bu sayede cilde daha yavaş nüfuz ederler; tahriş riski düşüktür. Hassas, kızarıklığa meyilli ve bariyeri zayıflamış ciltler için idealdir.
Hassas cilde sahip kişiler genelde asitlere tepki verebilir. Bu nedenler enzim peeling onlar için en iyi seçenek olabilir. Genellikle papaya, ananas veya kabak gibi meyvelerden elde edilirler.
Protein sindiren özellikleri vardır. Sadece ölü hücrelerdeki keratini hedef alırlar, canlı dokuya dokunmazlar,. Bu yüzden "akıllı soyucular" olarak bilinirler ve hassas ciltler için en güvenli seçenektir.

Kimyasal peeling cilt yenilenmesini hızlandıran etkili bir uygulamadır; ancak cilt tipine uygun olmayan asit seçimi, fazla sıklık veya güçlü içeriklerin üst üste kullanımı cilt bariyerini zorlayabilir.
Belirtiler:
Tüm aktif içeriklere ara verip, bariyer onarıcı ve yatıştırıcı ürünlere yönelmek ilk adımdır. Ancak hassasiyet devam ediyorsa, cildin ihtiyacını doğru okumak ve süreci daha fazla yormadan toparlamak için bir uzmana danışılması en güvenli seçenektir.
Bu noktada welcometoclub Cilt Danışmanlarımıza danışabilir ve size özel bir rutin planı oluşturabilirsiniz. Bu gibi riskli durumlarda en hızlı bir şekilde önlem almak en önemli adımdır.
Her cilt, kendine özgündür bu nedenle ihtiyaçları da farklıdır.
welcometoclub'da sıkça karşılaştığımız "Hangi asidi kullanmalıyım?" sorusunun cevabını sizin için özetledik:
BHA (Salisilik Asit).
Yağlı ciltlerde sorun genellikle yüzeyden çok gözeneklerin içindedir. BHA'lar yağda çözünebildiği için gözenek duvarlarına yapışan yağı çözer ve siyah nokta oluşumunu engeller. Ayrıca antibakteriyel özellikleri sayesinde aktif sivilcelerle savaşır.
AHA (Özellikle Glikolik ve Laktik Asit).
Cildininizin üst tabakasındaki o matlığı atmak ve alttan gelen nemli deriyi ortaya çıkarmak istiyorsanız: Glikolik asit güçlü bir yenileme sağlarken, laktik asit cildini kurutmadan yeniler ve nem seviyesini arttırmaktadır.
Enzim Peeling.
Enzim peelingler cildinizi tahriş etmeden, nazikçe ölü deriden arındırır. Asitler gibi pH dengesini sertçe değiştirmezler, bu da onları hassas veya rozasealı ciltler için mükemmel bir seçenek yapar. Ayrıca Mandelik asit (bademden elde edilen bir AHA) de molekül boyutu büyük olduğu için hassas ciltler tarafından tolere edilebilir.
Peeling yapmak kadar, sonrasında cildine nasıl baktığın da önemlidir. Çünkü peeling sonrası cilt savunmasız, kalır ve resmen bir bebek cildi noktasına gelir.
Peeling; doğru yapıldığında cildini dönüştüren en etkili bakımlardan biridir. Ancak sıkça yapıldığında cildini aşırı soyulacağı için bariyere zarar verebilir. Bu yüzden cilt dinlemeli ve en uygun içerikle beslenmelidir.
Eğer cilt tipinize uygun peeling'i bulmakta zorlanıyorsanız welcometoclub bünyesinede bulunan Cilt Danışmanları; sizin cildinize, yaşam tarzınıza ve hedeflerinize en uygun peeling ve özel rutinler oluşturabilir. Cildinizin en sağlıklı versiyonuna ulaşması için hemen randevu alın.