Facebook
Anasayfa WtC Bülten Cildin Nem İhtiyacı ve Suyun Önemi
15.04.2022

Cildin Nem İhtiyacı ve Suyun Önemi

Cilt bakımı rutini adımlarını incelediğimiz bülten serimizde cilt temizliği ve cilt serumları başlıklarından sonra sırada nemlendirme konusu var. Nemlendirici kremler, dünya genelinde kozmetik ve kişisel bakım ürünleri kategorisinde en büyük pazar payına sahip olan ürün grubu olarak kabul ediliyor. Düzenli cilt bakımı uygulamayan kişilerin bile en azından bir nemlendirici kremi bulunuyor.

 

Bu kadar yaygın kullanımına rağmen sıklıkla nemlendiricilerle ilgili; cilde uygun olmayan ürün seçimlerine, formülasyondan kaynaklanan cilt problemlerine, yanlış uygulamalara, pazarlama tuzaklarına ya da orantısız beklentilere rastlıyoruz.   

Gelin bugün nemlendirici konusuna girmeden önce, önce şu başlıkların üzerinden geçelim: 

  • Cildin nem ihtiyacı ve nedenleri 

  • Ciltte su seviyesinin önemi 

  • Nemlendirici ürünlere neden ihtiyaç duyarız? 

  • Cilt bariyerinin yapılanması ve nemlendirmeyle ilişkisi 

Cildin su içeriği ve cilt nemlendirmesi   

Normal bir ciltte epidermis ve dermisin toplamında su içeriği yaklaşık %70-80’dir. Stratum Corneum’da alt tabakalara göre daha düşük, yani %10-30 arasında bir seviyede su içeriği mevcuttur. Cildin yüzeysel katmanlarındaki su seviyesi, cildin birçok özelliğinin belirleyicisidir. Ciltte su içeriği normal düzeyde olduğunda cilt yumuşak, pürüzsüz görünür ve doğal bir ışıltıya sahiptir.  

Ciltteki su içeriği, hücrelerdeki keratinin hareketle biçimlenmesini sağlayarak Stratum Corneum’a bükülme ve esneme yetisini verir ve çatlak ve yarıkların oluşumuna engel olur. Bu nedenle su içeriği normalin altına (<%10) indiğinde çizgiler belirginleşir, cilt kuru ve gergin hissedilir, kimi durumda kaşıntı ya da kızarıklık kendini gösterir. Bu kurumanın sebebi; deride sürekli olarak alt katmanlardan yukarı yönlü bir su hareketliliği olması ve suyun yüzeydeki katmanlara ulaştığında buharlaşarak deriden kaybedilmesidir. Bu durum “transepidermal sıvı kaybı” (TESK) olarak tanımlanır ve cildin en önemli bariyer fonksiyonlarından biri de bu su kaybına engel olmaktır. Yani TESK, suyun derinin katmanları içinde difüzyonunu-yayılmasını tanımlarken, cilt nemlendirmesi ya da cildin suya doygunluğu (skin hydration) ise derinin en dış tabakası olan Stratum Corneum’un su içeriğini yansıtır.   

Cilt için suyun önemi  

Cildin elastikiyetini koruyabilmesi için su gereklidir. Cilt aşırı kurursa, gerektiğinde esneyebilme becerisini kaybeder ve çatlak ya da yarıkların oluşmasına neden olur. Ancak cildin nem seviyesini yükseltmek için sadece su yeterli olmaz. Bu suyun buharlaşarak kaybolmasına engel olabilmek için koruyucu bir lipit katmanı da lazımdır. Bunun için de nemlendirici ürünlere ihtiyacımız vardır.  

Neden nemlendiriciye ihtiyaç duyarız?   

Derinin temel görevlerinden biri su kaybını önlemek için etkin bir bariyer oluşturmaktır. TESK dediğimiz epidermis katmanlarından dışarıya doğru buharlaşma yoluyla yaşanan su kaybı oranını normal seviyede tutabilmek için cilt bariyerinin bütünlüğünün korunması gerekir. Cildin su içeriği ve nem seviyesi, hem görünümünü hem mekanik özelliklerini hem de hücreler arası sinyali süreçlerini etkiler.  

Su ve temizleyici ürünlerle ya da düşük sıcaklık, rüzgar veya nemli havayla tekrar eden şekilde ve fazla temas cildi kurutabilir ve tahriş edebilir. Kimyasal hasar, mekanik hasar, kuru bağıl nem koşulları ve uzun süre güneşe maruz kalmak, cilt bariyerine zarar verebilir. Ciltte kuruluk ve nemsizlik bir süreçtir ve kuru cilt belirtilerinin gözle görünür hale gelmesi, bu sürecin son aşamasıdır. Ne yazık ki tüketicilerin büyük çoğunluğu bu son aşamaya dek belirgin rahatsızlık hissetmedikleri için, nemlendirici ürün kullanmaya gerek duymayabilir ve bu, cilt için son derece yanlış bir uygulamadır.   

Günümüzde birçok insan hemen her gün sıcak ve (çoğu zaman) kireçli su, sabunlar ve vücut temizleyiciler, banyo tuzu/köpüğü vb ürünler kullanarak yıkandığı için kuru cilt şikayetleri ve bariyer hasarı problemlerinde artış olması beklenmelidir. Temizleyici ürünlerin içindeki sürfaktanlar (yüzey aktif maddeler) Stratum Corneum’a nüfuz edip katmanlar arasında uzun süre kalarak ciltte yapısal sorunlara yol açabilirler. Bu nedenle temizleyici ürünlerde nazik formüller seçmenin yanında ciltte 1 dakikadan fazla temasa izin vermemek ve kalıntı bırakmayacak şekilde iyice durulamak çok önemlidir.    

 

Cilt bariyeri nedir ve nasıl çalışır?

C:\Users\DELL\Desktop\bülten.jpg

Derinin yüksek oranda TESK oluşumuna direnip yabancı mikrobiyal ve kimyasal maddelerin vücuda girmesine engel olabilmesini sağlayan şey, kornifiye zarfla örtülü korneosit ve lipitlerin bu çok katmanlı yapılanmasıdır. Çok katmanlı Stratum Corneum yapısı, difüzyon mesafesini uzatarak su moleküllerinin kaçışını zorlaştırır ve mikrobiyomla birlikte çalışan asit mantonun ardından, derinin savunma mekanizmalarının ikincisini oluşturur.   

Su, lipitler ve biyolojik atıklarının derinin katmanları içinde aşağıdan yukarı yönlü sürekli hareketi, aksi yönde derinin alt katmanlarına maddelerin nüfuz etmesine karşı çalışır. Bu nedenle cilt bariyerinden geçip cilde nüfuz edebilmesi için, topikal ürünlerin özel mekanizmalarla hazırlanması gerekir. Her üründe, kullanılan aktif madde cilt bariyerinden geçip ciltte beklenen etkiyi gerçekleştiremez.

 

İlgili Bültenler
Cilt Temizliği

28.03.2022

Cilt sağlığı rutinin en kolay adımı olarak görülse de temizlik adımı, birçok sorunun cevaplandırılmasını gerektiren bir adım. Kişinin cilt tipini doğru bilmesi, ihtiyacı olan içerikleri hangi formda tercih edeceğini belirler. Bu noktada atlananlardan birisi de aslında cilt tipimizin 365 gün aynı olmamasıdır. Mevsimler ve dönemsel hayat tarzı değişiklikleri cildimizin de değişmesine neden olur ve aslında her bir biz için farklı çözümlere ihtiyaç duyarız. Ne dersiniz, biraz şizofreni kokuyor değil mi? 😊 Yine de telaşa çok da kapılmamanız için sizlerle işinizi kolaylaştıracak bir şema paylaşmak istiyoruz

AHA, BHA, PHA, Temizlik, cilt bakım rutini

Güneşin cildimize etkileri

10.05.2022

Başta D vitamini senteziyle kalsiyum dengesini sağlayarak kemik gelişimi ve sağlığı ile ruh sağlığı üzerinde olumlu etkileri olan güneşin, ne yazık ki insan cildi üzerinde olumsuz etkileri daha çok. Kısa vadeli etkileri ciltte eritem (kızarma ve acı hissi), tahriş ve nihayetinde bronzlaşmayla hücre ve doku hasarına yol açarken, geri döndürülemez ve kötü huylu olan uzun vadeli etkileri de var. Güneşe maruz kalmak günümüzde erken kırışma ve birçok cilt kanseri türünün muhtemel sebebi olarak görülüyor. 

güneş, UV ışınları, UVB, UVA, güneş kremi, cilt kanseri, güneşten korunma, erken yaşlanma, bronzlaşma

Karantina Döneminde Cildimiz

15.09.2021

Bir yılını geride bırakmış olduğumuz karantina döneminde, bir çok şeye alıştık; ama bu cildimize olanlar da nesi?

Karantina, Covid, Covid-19, Pandemi